İç Kanamadan Meydana Gelen Ölümler Tarih Oluyor

BİLİMSAĞLIKTEKNOLOJİ

Written by:

Su yosunundan yapılan ve enjekte edilebilen sargı bezi, iç kanamaları dakikalar içinde durdurabiliyor!

Bilim insanları, yaygın olan gıda bileşeni ile nanoparçacıklardan yapılan ve enjekte edilebilen bir “sargı bezi”

icat etti. Üstelik bu malzeme, kanamayı olağanüstü bir hıza durdurmakla yetinmeyip yaraların çok daha hızlı iyileşmesine yardımcı oluyor (yaraların hızlı iyileşmesinde %50 oranda katıda bulunuyor)

Trafik kazaları başta olmak üzere ateşli silah yaralanması ve darp olaylarının çoğu iç kanama ile sonuçlanıyor. İç kanamalar dış kanamalara oranla çok daha tehlikeli olabiliyor bunun sebebi ise iç kanamalara dış kanamalara olduğu kadar hızlı bir şekilde müdahale edilememesi.

Texax A&M üniversitesindeki biyomedikal mühendislerinden oluşan bir takım, şimdi tamamen yeni ve ‘enjekte edilebilir bir sargı bezi’ icat etti. Bu bez, su yosunundan türetilen bir jelleşme etkeni ile iki boyutlu kil nanoparçacıklarından oluşuyor.

Birbirleriyle alakalı gözükmeyen bu bileşenler bir araya geldiği zaman hidrojel (Suyla etkileştiklerinde çözünmeyen, ancak çok miktarda suyu yapısına alarak şişebilen, üç boyutlu yapıdaki polimerler hidrojel olarak adlandırılıyor. Eğer çapraz bağlı polimerler su ortamında şişerse buna jel yada hidrojel denir.) olarak bilinen maddeyi oluşturuyorlar; yani yara salgısı olarak önemli önemli derecede işe yarayabilen, jel benzeri bir maddeyi

Enjekte edilebilen hidrojelinde bulunan ana bileşen, yenilebilir kırmızı yosundan türetilen ve pek çok gıdada bitkisel temelli bir yoğunlaştırma etmeni olarak bulunan, pelte halinde olan k-karajenan 

Bilim insanları pelte üzerinde yaptıkları diğer çalışmalarda;

 hidrojellerin, nanosilikatların (silikat: yapı gereci olarak kullanılan cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bileşiminde yer alan, silisik asidin bazlarla bileşerek oluşturduğu tuz.) kullanımıyla birlikte desteklenebileceğini ve bu sayede etkili bir şekilde “enjekte edilebilen bir sargı bezine” dönüştürülebileceklerini keşfettiler. (nanosilikatlar, çerçeve oluşturarak jelin yapısını düzelten, kile dayalı küçük parçacıklara deniyor).

Takım, laboratuvarda bulunan hayvan ve insan doku hücreleri üzerinde yara bezini denediğinde, nanoparçacık doldurulmuş hidrojelin üç dakikadan kısa sürede kan pıhtılaşmasını başlattığını gördü.

Ayrıca takım, işlemin gerçekleştirildiği laboratuvar örneklerindeki dokunun kayda değer oranda yenilendiğini ve yaranın iyileştiğini fark etti. Üstelik işin en iyi yanı da; bu hidrojeli yapmada kullanılan nanoparçacıkların, yara bölgesine ilaç da götürmesi ve bunu, ihtiyaç duyuldukça yavaşça vücuda bırakmasıydı.

Takımın hidrojeli, şimdiye kadar insanlardaki yaralarda test edilmedi. Ancak jelin sergilediği yüksek verim, doktorların bu enjekte edilebilir yara bezini cephaneliklerine eklemesinin sadece bir zaman meselesi olabileceğini gösteriyor.

Araştırma Acta Biomaterialia bülteninde yayınlandı.

 

Paylaşmak önemsemektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir