Meyvelerdeki Şeker De Zararlı mı?

SAĞLIK

Written by:

Hepimizin zararlı olarak bildiği ama bir türlü tüketmeye engel olamadığı besin: Şeker yani glukoz (C6H12O6) yaşam için en önemli karbonhidratlardan biridir. Hücreler onu bir enerji kaynağı ve metabolik reaksiyonlarda bir ara ürün olarak kullanırlar.

Şekerleri sindirdiğimiz de elde ettiğimiz en basit şeker yapısına monosakkarit denir. En çok bilinen monosakkarit glukozdur çünkü glukoz vücudun enerji için kullandığı en temel şeker formudur. Monosakkaritlere şöyle bir göz atacak olursak;

Monosakkaritler

  • Glukoz (Kan Şekeri)
  • Fruktoz (Meyve Şekeri)
  • Glaktoz Süt Şekeri)

İki monosakkaritler bir araya gelerek kendilerine göre daha komplike olan bir yapıyı yani disakkaritleri oluşturur. Disakkaritlere bakacak olursak;

Disakkaritler

  • Sukroz (Çay Şekeri) = Glukoz + Fruktoz
  • Laktoz (Süt Şekeri) = Galaktoz + Glukoz
  • Maltoz (Arpa Şekeri) = Glukoz + Glukoz

Bir diğer şeker gurubu da çoklu şekerler ya da kompleks şekerler olarak da bilinen karbonhidrat türleridir. Çok sayıda monosakkarit birimlerinin bir araya gelmesiyle oluşurlar. Büyük moleküllü olup, suda çözünemezler. Bunlara polisakkarit denir. Başlıca polisakkaritler;

Polisakkaritler

  • Glikojen: Karaciğerde ve kaslarda depolanır.
  • Selüloz: Bitkilerde bulunur. Hücre çeperinin yapısına katılır. Sindirimi zordur.
  • Kitin: Böceklerin dış iskeletlerini oluşturur.Mantar hücrelerinde de kitin bulunur.
  • Nişasta: Bitkilerde depo edilir. Özellikle tahıllar ile patateste bol bulunur.

Meyve şekerine gelecek olursak; şekerlerin çoğu ince bağırsakta sindiriliyor ama vücudumuz her bir şeker türü için farklı enzim kullanıyor. Örneğin laktaz enzmi sadece laktozu işleme gücüne ve tetisine sahip.

Meyvelerdeki şeker lifli bir yapıya sahip. Ayrıca fruktoz ve glukozdan oluşuyor. Glukoz zaten temel temel bir besin molekülü; Hücrelerin ona ihtiyacı var. Fruktoz ise vücudumuzda glukoza çevrilerek kullanılır.
Bu durum karaciğerde gerçekleşiyor ve karaciğerin fruktozu işleme konusunda bazı limitleri var. Aşırı yükleme yaparsak glukoza çevirmek yerine yağa dönüştürmeye başlar ki buna devam etmek, kilo almaya başlamak demektir.

Ancak lifli oldukları ve bol su içirdikleri için, tüketildiği zaman sindirimi yavaşlatarak doygunluk hissi de yaratıyorlar. Sonuçta doğal besin kaynaklarından ölçülü miktarda aldığımız şekerin bir zararı yok. Tabi yine vurgulamakta fayda var doğal oldukları ve işlenmedikleri sürece. Örneğin aynı durum meyve suları için geçerli değil elbette.

İşlenmiş şekerse kanımızdaki şeker sayesinde seviyesini bir anda yükseltip, ardından hızlıca düşürür. Bu gerçekleştiğinde, şekerli gıdalara yönelerek seviyeyi normale çekmeye çalışıyor ve daha fazla şeker tüketmiş oluyoruz.

Zararlı olan her şey lezzetlidir genellemesinden yola çıkarak; şekerin vücutta bağımlılık yaptığını gelin Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Sinir Bilimci ve Beyin Fizyolojisi uzmanı Doç. Dr. Serkan KARAİSMAİLOĞLU’ ndan dinleyelim.

Paylaşmak önemsemektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir